Sınırlar ve Engellerimiz
Sınırların kaldırıldığı dünyaya açılan kapının Haydarpaşa Garı olduğunu duyar duymaz çıkıyorum yola... Garın büyüleyici kapısından içeri dalıyorum usulca... Konuşmaların şarkı gibi yankılandığı salondan hızlıca geçerek, kalkmak üzere olan bir trene, hangi ülkeye gittiğine de bakmadan yerleşiyorum. Nasılsa artık sınır yok, sorgulayan yok. Koskoca bir dünyada sınırsız yaşıyoruz. İstediğimiz yere gidebilir, yaşayabiliriz sınırsızca...
Öyle bir sınırsızlık ki, bir yerlerde engellenip de durdurulmak istiyorum artık. Evet, engellenmek ve bu hayallerden de vazgeçip gerçek yaşama dönmek... Yaşadığım kentte, engellerle dolu sınırlı bir hayat yaşamak... Bunları düşünürken, bir yandan da elimle bacağımdan destek alarak çıkabildiğim (!) kaldırımda dikkatsizce yürüyorum. Belki adımlarım bir çukura rastlar düşerim ya da kaldırımın ortasına ustaca denk getirilmiş bir uyarı levhasına çarparım da sınırsız hayallerden uyanabilirim ümidiyle... Önümde fırsatlar çok nasılsa! Kaldırım ya birden bitecek ya da daralarak devam edecek veya nasılsa başka şeylerle engellenirim diye düşünürken, bütün bu engellere alışmış (!) bedenim, hepsini atlatıyor ustaca...
Yolun karşısına geçebilmek için, hemen önümdeki sayısız basamaklarla dolu yaya üstgeçidine doğru bir hamle yapıyorum. Kullanılmaktan çukurlaşmış basamaklardan çıkarken, düşmemek için tutunmam lazım diye düşünüyorum bir an… Korkulukların satış tezgâhına döndüğünü fark edip uzaklaşıyorum hızlıca. En sonunda inebilmeyi başararak üst geçitten, gideceğim yere doğru yöneliyorum.
Artık ulaşmak istediğim yerdeyim. Birbiri üstüne destelenmiş basamakları aşıp kapıdan çıkanlarla da çarpışmadan binaya girebilmeyi başarınca, merdiveni gizlenmiş yerinden çağırıyorum, gelmiyor... Ben yanına gidiyorum, dolambaçlı koridorlardan geçerek. Dönerek yükselen ama başı da dönmeyen (!) merdivenden, inenleri de gözeterek yukarı çıkıyorum. Çünkü ben de adımlarımın sığabildiği tarafından çıkmak istiyorum merdivenin, tıpkı inenler gibi...
Daha ileri yaşlarda bunca engelle nasıl başa çıkarım diye kara kara düşünürken, telefon sesiyle irkiliyorum... Neyse ki kötü bir rüya (!) görmüşüm... Henüz evdeyim, engeller ve sınırlarla nasıl başa çıkmam gerektiğini şimdiden düşünmeye başlamam gerek....