Yaşayan İzler, Konya
Uzaktan, belli belirsiz yeşil iz sonsuz bozkır ortasında, yakınlaştıkça derinleşen, karmaşıklaşan, bin bir renkte yaşayan şehir Konya. Kimi ürker büyüklüğünden zenginliğin, kimi sevinir sahip olmaktan. İkisinin arasında gelgitli bir arayışın peşinde, bazen bugünü, bazen çok uzak geçmişi yaşayan Mevlâna'nın şehri Konya. Yoksa yaşayanların ruhunda bir iz, bir düş mü Mevlâna?
Şehrin biraz uzağında, tepelerin arasında gizlenmiş, geçmişte içinden geçen suyun hayat verdiği, bugün yeniden uyandırılmaya çalışılan Sille. Aya Elena Kilisesi'nin boş mekânlarında, söylenmiş dualar eşlik ediyor gezenlere Sille'de. Bekleyeni gibi, umutsuz, kırık dökük, yok oluşa boyun eğmiş. Dualarla yeniden varolabilir mi? Sille meydanında hep birlikte düşünmeye çalışıyorlar. Sökülmüş, yıkılmış, yıpranmış yaşamlara yeniden hayat vermeyi yeniden düşünmek herkesi heyecanlandırıyor. Acele ediyorlar geç kalmışlığı silmek, yeniden yaşamda var olmak için. Herkes bir taşı kaldırmaya çalışıyor, umutla. Gerçek bir düş mü?
Yeşil ovanın ortasında boz bir tepe; etrafındaki toprak ve suyla yoğrulmuş, yeşermiş, yaşamış, yaşatmış, bugüne de hayat vermiş ve günün birinde sonsuz bir uykuya dalmış. Hayal gücümüzle hissedebileceğimiz bir düş şehri Çatalhöyük. Yaşananları fısıldıyor bir ses, bugün üzerinde dolaşanlara. Duyamıyor, eziyor ruhları, yaşamları, dolaşan yüzlerce çift ayak. Varmış, yok olmuş, sonra sonsuz uykusundan bir dokunuşla uyandırılmış, bir daha var olmamak üzere...
Konya'dan bozkırın güney ucuna gidildikçe, renk değiştiren başka bir dünyada, yaşayanla terk edenin ayrı düştüğü yer Klistra. Geçmişten farklı izlerin, içice farkında olmadan yaşadıkları, gizli bir dokunuş doğaya. Bugünü yaşayanların, terk edenler gibi gizlendiği, bugünden kopmuş, hâlâ eski izleriyle yaşayan saklı dünya Klistra.
Ayrı dünyalar kurulmuş her ayrı noktasında üst üste eklenmeden, birbirine değmeyen. Kimi sokakları bugünü, kimi sokakları da yüzlerce yıl önceyi yaşıyor, yaşayanları ile birlikte, iç içe ama karışmadan, ayrı ama aynı gibi.
Uzaktan belli belirsiz yeşil renkte bir serap, yakından bütün renklerden derin bir iz bozkırın ortasında...